{"id":4739,"date":"2017-02-06T13:28:20","date_gmt":"2017-02-06T11:28:20","guid":{"rendered":"https:\/\/baraka.cc\/?p=4739"},"modified":"2017-02-06T13:28:20","modified_gmt":"2017-02-06T11:28:20","slug":"insanin-evrimi-tahsin-oygar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/baraka.cc\/?p=4739","title":{"rendered":"\u0130NSANIN EVR\u0130M\u0130-Tahsin Oygar"},"content":{"rendered":"<p>Argasdi&#8217;nin &#8220;\u0130nsan&#8221; dosyal\u0131 45. say\u0131s\u0131nda &#8220;\u0130nsan\u0131n Evrimi&#8221; isimli makaleyi sizlerle payla\u015f\u0131yoruz. Dergimize 5TL kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda t\u00fcm gazete bayiilerinden ve marketlerden Baraka ve Khora Kitap Cafeden ula\u015fabilirsiniz.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Tahsin Oygar<\/p>\n<p>tahsinoygar@yahoo.com<b><\/b><\/p>\n<p><a href=\"https:\/\/baraka.cc\/wp-content\/uploads\/2017\/02\/Sekil1.jpg\"><img decoding=\"async\" loading=\"lazy\" class=\"size-medium wp-image-4740 alignright\" alt=\"Sekil1\" src=\"https:\/\/baraka.cc\/wp-content\/uploads\/2017\/02\/Sekil1-300x203.jpg\" width=\"300\" height=\"203\" srcset=\"https:\/\/baraka.cc\/wp-content\/uploads\/2017\/02\/Sekil1-300x203.jpg 300w, https:\/\/baraka.cc\/wp-content\/uploads\/2017\/02\/Sekil1.jpg 1024w\" sizes=\"(max-width: 300px) 100vw, 300px\" \/><\/a>\u0130nsan\u0131n evrimi deyince akla ilk gelen \u015feylerden birisi\u00a0 \u201cilerleme y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc\u201d diye de bilinen \u00fcnl\u00fc g\u00f6rseldir. S\u00f6z konusu g\u00f6rsel, 1960\u2019l\u0131 y\u0131llarda R. Zalinger\u2019in \u00e7iziminde hayat buluyor. Yandaki g\u00f6rsel hem toplumsal hem de bilimsel anlamda s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 olmas\u0131na ra\u011fmen y\u0131llarca sol \u00e7al\u0131\u015fmalarda dahi yayg\u0131n bir \u015fekilde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6ncelikle \u00e7izimdeki ilk s\u0131k\u0131nt\u0131, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz insan\u0131n\u0131n ilk ata(ana)s\u0131n\u0131n bug\u00fcn\u00fcn \u015fempanzesi olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor olmas\u0131, halbuki g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u015fempanzesi ile insan\u0131n ortak ata(ana)dan gelmi\u015f oldu\u011fu bilinmesine ra\u011fmen, insangillerin ba\u015flang\u0131\u00e7 t\u00fcr\u00fcn\u00fcn tam olarak ne \u015fekilde oldu\u011fu kesinle\u015fmi\u015f bir bilgi de\u011fildir. Fakat \u015fempanzenin bug\u00fcnk\u00fc halinin insangillerin ba\u015flang\u0131\u00e7 t\u00fcr\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 kesindir. \u0130kinci bilimsel sorun ise insan evrimi ilk insans\u0131lardan bug\u00fcne kadar hep do\u011frusal bir \u015fekilde, daha dik, daha b\u00fcy\u00fck \u015feklinde ilerlememi\u015ftir. Evrim karma\u015f\u0131k bir s\u00fcre\u00e7tir ve zamana g\u00f6re s\u0131ralan\u0131p bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bile ara d\u00f6nemlerde de farkl\u0131 formda insans\u0131lar hep olmu\u015ftur. Hatta daha k\u00fc\u00e7\u00fck olup kronolojik olarak sonra ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve de soyu t\u00fckenmi\u015f insans\u0131 t\u00fcrler de vard\u0131r. G\u00f6rseldeki toplumsal s\u0131k\u0131nt\u0131lar ise \u015f\u00f6yle s\u0131ralanabilir. Bug\u00fcn\u00fcn insan\u0131n\u0131n en yak\u0131n ata(ana)lar\u0131n\u0131n y\u00fcz bin y\u0131l \u00f6nce Afrika\u2019da oldu\u011fu kesinle\u015fmi\u015ftir. Yani son fig\u00fcr\u00fcn Afrikal\u0131 bir insan olmas\u0131 beklenir. Ayr\u0131ca insan evrimini g\u00f6steren bir g\u00f6rselde neden bir kad\u0131n fig\u00fcr\u00fc yoktur? Dolay\u0131s\u0131 ile g\u00f6rseldeki son a\u015fama \u201cmodern insan\u201d, Avrupal\u0131, beyaz bir erkek. Bu da hem \u0131rk\u00e7\u0131 hem de cinsiyet\u00e7i bir yakla\u015f\u0131m\u0131n oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Bizler \u201cbilimin sadece bilim\u201d olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilerek, okumalar\u0131m\u0131z\u0131 yapmal\u0131 ve ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n hayat felsefesi ve ya\u015fama bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 anlayarak onlar\u0131n ortaya koyduklar\u0131 bilgileri de\u011ferlendirmeliyiz.<\/p>\n<p>Gelelim insan\u0131n evrimine\u2026 \u0130nsan\u0131n evrimi t\u00fcm canl\u0131lar\u0131n evriminden ayr\u0131 de\u011fildir. Yani d\u00fcnyada olu\u015fmu\u015f ilk canl\u0131 organizmadan bug\u00fcn\u00fcn zengin \u00e7e\u015fitlili\u011fine kadar her a\u015famas\u0131 insan evriminin bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Ama evrim s\u00fcrecinin i\u00e7inde insans\u0131lar diye ba\u015flayan bir kolun g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadarki ser\u00fcvenine insan\u0131n, insans\u0131lardan bug\u00fcne kadar ki de\u011fi\u015fimi olarak bak\u0131labilir. Bu anlamda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, hikayemiz bu g\u00fcnden yakla\u015f\u0131k 3,2 milyon y\u0131l \u00f6nce ba\u015fl\u0131yor. \u0130nsans\u0131lar\u0131n genel olarak birlikte ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yani toplumsal oldu\u011fu biliniyor, bu ba\u011flamda evrim yaln\u0131z biyolojik de\u011fil k\u00fclt\u00fcrel ve de toplumsal olarak da incelenmelidir. \u0130nsangiller (hominid) dik y\u00fcr\u00fcyen ve dolay\u0131s\u0131 ile serbest kalan ellerini alet geli\u015ftirmekte kullananlar olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Alet \u00fcretmek; kavramsal d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi, ileriye y\u00f6nelik plan yapmay\u0131 ve tabii ki el becerisini art\u0131r\u0131yor. Bu noktada di\u011fer hayvanlardan bir fark ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Hayvanlarda tipik olan kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 her \u015feyi, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 gibi, yani oldu\u011fu gibi kabul ediyor olmalar\u0131d\u0131r. \u0130nsangillerde ise d\u00fc\u015f\u00fcnme, el becerisinin artmas\u0131 ve bunlar\u0131 takiben kolektif eme\u011fin olu\u015fmas\u0131, farkl\u0131 bir evrimsel s\u00fcrecin i\u015flemesine yol a\u00e7t\u0131. Kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 engelleri d\u00fc\u015f\u00fcnme ve planlama ile a\u015fmak demek daha fazla beyin ve daha fazla beyin h\u00fccresi gerektiriyordu. Bilinen ilk insans\u0131 t\u00fcrlerin beyin hacmi 400cc diye tahmin edilirken, bug\u00fcn 2000cc\u2019ye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Tabii ki beyin h\u00fccresi anatomik olarak di\u011fer h\u00fccrelerimizden \u00e7ok daha fazla enerjiye ihtiya\u00e7 duyuyor. Bug\u00fcnk\u00fc ara\u015ft\u0131rmalara g\u00f6re beynimiz t\u00fcm v\u00fccudumuzun %2\u2019lik bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturmas\u0131na ra\u011fmen t\u00fcketti\u011fimiz t\u00fcm besinlerin %20\u2019sine direkt ihtiya\u00e7 duyuyor. Bu durumda geli\u015fen beyine kaliteli ve enerjisi y\u00fcksek daha fazla besin gerekiyor. Beynin b\u00fcy\u00fcmesi, ayn\u0131 zamanda kafatas\u0131n\u0131z\u0131n da b\u00fcy\u00fcmesi anlam\u0131na geliyor. Anatomik olarak di\u011fer bir farkl\u0131la\u015fma ise ayakta dik y\u00fcr\u00fcyebilmek i\u00e7in le\u011fen kemi\u011fimizin de daralmas\u0131 zorunlulu\u011fu. Le\u011fen kemi\u011fi daral\u0131yor, kafatas\u0131 b\u00fcy\u00fcyor. Peki, \u015f\u00f6yle bir bakarsak, ellerin serbest kalmas\u0131 i\u00e7in ayakta durmam\u0131z laz\u0131m, bunun i\u00e7in le\u011fen kemi\u011fi darald\u0131. Eller serbest, alet ile d\u00fc\u015f\u00fcnme, beyin ve kafatas\u0131 b\u00fcy\u00fcyor ve geli\u015fiyor, tamam bu da g\u00fczel, fakat s\u0131k\u0131nt\u0131 \u015furada daralan le\u011fen kemi\u011finden b\u00fcy\u00fcyen kafatas\u0131 nas\u0131l \u00e7\u0131kacak? Yoksa kad\u0131na do\u011fa \u00e7ok ciddi ve tehlikeli bir do\u011fum mu dayat\u0131yor? Hominidlerden \u00f6nce ortalama hamilelik s\u00fcresi 12-14 ay\u0131 buluyor ve yavru d\u00fcnyaya geldi\u011fi zaman en az\u0131ndan y\u00fcr\u00fcy\u00fcp kendini koruyabilecek eri\u015fkinli\u011fe ula\u015f\u0131yordu. Fakat art\u0131k bu m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. \u0130nsangiller art\u0131k premat\u00fcre do\u011facak ve geli\u015fkin beyinli ebeveynler taraf\u0131ndan kendilerini koruyabilecekleri zamana kadar bak\u0131mla b\u00fcy\u00fct\u00fcleceklerdir. Evrim, insangillerin geli\u015fimindeki bu \u00e7eli\u015fkiyi b\u00f6ylece a\u015f\u0131yordu. Ama bu a\u015f\u0131lan \u00e7eli\u015fki de toplumsal i\u015f b\u00f6l\u00fcm\u00fcne eklenen yeni bir mesele olarak, kolektif eme\u011fin yeni bir sorunu olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u0130nsans\u0131lar\u0131n evriminin, geli\u015ftirilen ilk aletlerle birlikte avc\u0131l\u0131k-toplay\u0131c\u0131l\u0131k d\u00f6nemini \u015fimdiye kadarki d\u00f6nemden farkl\u0131 bir \u015fekilde geli\u015ftirdi\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. Bu d\u00f6nemde eme\u011fin, toplumsal \u00f6rg\u00fctlenmenin ve farkl\u0131 k\u00fclt\u00fcrlere uyum g\u00f6stermenin geli\u015fti\u011fi g\u00f6zlemlenmi\u015ftir. Avc\u0131l\u0131k ve toplay\u0131c\u0131l\u0131k, ad\u0131 \u00fcst\u00fcnde yeterli ve \u00e7e\u015fitli av\u0131n ve do\u011fada toplanabilecek besinlerin olmas\u0131na direkt ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bunun yan\u0131nda iklim de\u011fi\u015fikleri ve buzul \u00e7a\u011flar\u0131 da topluluklar\u0131 etkilemekteydi. Gerek fazla avlanmadan gerekse iklim de\u011fi\u015fikliklerinden kaynaklanan k\u0131tl\u0131k, klanlar\u0131 (topluluklar\u0131) \u00e7ok h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde etkileyebiliyordu. Dolay\u0131s\u0131 ile insangiller say\u0131ca az ve s\u00fcrekli g\u00f6\u00e7 halinde ya\u015famakta idiler. \u015eu an buzul devirleri aras\u0131nday\u0131z, yakla\u015f\u0131k yirmi bin y\u0131l \u00f6nce son buzulla\u015fman\u0131n buzlar\u0131 erimeye ba\u015flad\u0131 ve d\u00fcnyam\u0131zda bug\u00fcnk\u00fc iklimine yak\u0131n ko\u015fullar olu\u015ftu. Bu yeni ekolojik d\u00f6nem, Asya b\u00f6lgesi i\u00e7in ciddi bir krize d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. B\u00f6lgede av \u00e7e\u015fitlili\u011fi azald\u0131 \u00e7\u00f6lle\u015fme ba\u015f g\u00f6sterdi, radikal bir de\u011fi\u015fim kendini dayatt\u0131 ve art\u0131k toplay\u0131c\u0131l\u0131k de\u011fil \u00fcretim gerekiyordu. Evet tar\u0131m devrimi ile homo sapiens daha da farkl\u0131la\u015f\u0131yordu yerle\u015fikli\u011fi zorluyordu. Asl\u0131nda Neandertal de insangillerin bir t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Homo Sapiens ile ayn\u0131 d\u00f6nemlerde ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r ama soylar\u0131 t\u00fckenmi\u015ftir. Homo Sapiens\u2019e g\u00f6re daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve dayan\u0131kl\u0131 olmalar\u0131na ra\u011fmen k\u00fclt\u00fcrel geli\u015fimleri ve kolektiviteleri, Homo Sapiens kadar geli\u015fmemi\u015fti. Ayn\u0131 d\u00f6nemde ya\u015fayan bu iki t\u00fcre bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda tehlikeli avlar\u0131, Homo Sapiens kolektif bir \u015fekilde planl\u0131 avlarken, Neandertallerin daha bireysel davrand\u0131klar\u0131 g\u00f6zlemlenmi\u015ftir. Kendi t\u00fcrlerinden ve klanlar\u0131ndan birisinin \u00f6l\u00fcm\u00fcnde ise Homo Sapiens t\u00fcr\u00fc, t\u00fcrl\u00fc rit\u00fcellere ba\u015fvururken, Neandertallerin \u00f6l\u00fclerine b\u00f6yle davranmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemlenmi\u015ftir. Bu da bize k\u00fclt\u00fcr\u00fcn ve kolektivitenin, insan evriminde ne kadar \u00f6nemli bir fark olu\u015fturabildi\u011finin bir g\u00f6stergesidir.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n evrimi, ilk canl\u0131 organizmadan bug\u00fcne kadarki t\u00fcm s\u00fcre\u00e7tir. Evrim teorisinin, Charles Darwin\u2019e eksiklerine ra\u011fmen borcu b\u00fcy\u00fckt\u00fcr fakat Stephen Jay Gould\u2019un \u201cKesintili Denge Teorisi\u201dni de bilmek, anlamak ve sorgulamak ger\u00e7ekten \u00f6nemli \u00e7\u00fcnk\u00fc ister insan\u0131n, isterseniz t\u00fcrlerin evrimini anlamak isteyin bu \u00e7al\u0131\u015fmalar birer k\u00fclt eser olarak insanl\u0131\u011f\u0131n evrimine y\u00f6n veriyor.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><b>\u00a0<\/b><\/p>\n<p><i>Kaynaklar:<\/i><\/p>\n<p><i>Marksist D\u00fcnya Tarihi- Neil Faulkner<\/i><\/p>\n<p><i>Pandan\u0131n Ba\u015fparma\u011f\u0131- Stephen Jay Gould<\/i><\/p>\n<p><i>Ya\u015fam\u0131n T\u00fcm \u00c7e\u015fitlili\u011fi- Stephen Jay Gould<\/i><\/p>\n<p><i>https:\/\/hayatasoldanbakmak.wordpress.com\/2014\/02\/02\/bu-resmin-nesi-yanlis-mehmet-somel\/<\/i><\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Argasdi&#8217;nin &#8220;\u0130nsan&#8221; dosyal\u0131 45. say\u0131s\u0131nda &#8220;\u0130nsan\u0131n Evrimi&#8221; isimli makaleyi sizlerle payla\u015f\u0131yoruz. Dergimize 5TL kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda t\u00fcm gazete bayiilerinden ve marketlerden Baraka ve Khora Kitap Cafeden ula\u015fabilirsiniz.<\/p>\n","protected":false},"author":7,"featured_media":4740,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"jetpack_post_was_ever_published":false,"_jetpack_newsletter_access":"","_jetpack_newsletter_tier_id":0,"jetpack_publicize_message":"","jetpack_is_tweetstorm":false,"jetpack_publicize_feature_enabled":true,"jetpack_social_post_already_shared":true,"jetpack_social_options":{"image_generator_settings":{"template":"highway","enabled":false}}},"categories":[40,67,44,9,42,1,39],"tags":[],"jetpack_publicize_connections":[],"jetpack_featured_media_url":"https:\/\/baraka.cc\/wp-content\/uploads\/2017\/02\/Sekil1.jpg","jetpack_shortlink":"https:\/\/wp.me\/p4eHWX-1er","jetpack_sharing_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/4739"}],"collection":[{"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/7"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=4739"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/4739\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":4741,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/4739\/revisions\/4741"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/4740"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=4739"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=4739"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/baraka.cc\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=4739"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}