Röportaj:Yurtsever Bir Mahalle Direnişi – Hasan Çağın Tezbaşar Reviewed by Momizat on . Mahallelerimiz  komşuluk ve dostluk ilişkilerinin kurulduğu, çocuklarımızın oyun oynayabildiği yaşam alanlarımız...  Bir mahalleyi mahalle yapan ona sahip çıkan Mahallelerimiz  komşuluk ve dostluk ilişkilerinin kurulduğu, çocuklarımızın oyun oynayabildiği yaşam alanlarımız...  Bir mahalleyi mahalle yapan ona sahip çıkan Rating: 0
You Are Here: Home » Yayın » Argasdi » Röportaj:Yurtsever Bir Mahalle Direnişi – Hasan Çağın Tezbaşar

Röportaj:Yurtsever Bir Mahalle Direnişi – Hasan Çağın Tezbaşar

Mahallelerimiz  komşuluk ve dostluk ilişkilerinin kurulduğu, çocuklarımızın oyun oynayabildiği yaşam alanlarımız…  Bir mahalleyi mahalle yapan ona sahip çıkan bölgelilerdir. Yeşilin kaybolduğu giderek betonlaşmaya başlayan  ülkemizde  mahallesine sahip çıkan Yenişehirlilerle tanışın. Bu direnişi ören “Yenişehir Mahalleme Dokunma İnisiyatifini” Argasdi’nin 51. sayısından sizlere bir kez daha hatırlatmak isteriz.  Argasdi’ye Baraka Kültür Merkezi lokalinden, tüm gazete bayiilerden ve bölgenizdeki Khora Kitapcafelerden ulaşabilirsiniz… Siz gelemezseniz biz dergimizin çıktığı aylarda gerçekleştirdiğimiz bölge satışlarıyla Lefkoşa, Girne, Omorfo ve Mağusa’da olacağız…

Yenişehir’de çok güzel bir mahalle var. Son zamanlarda bu mahalleye yapılmak istenen bir müdahale oldu ve “Yenişehir Mahalleme Dokunma İnisiyatifini” kurulup, eyleme geçti. Mikrofonumuzu İnisiyatifin sözcülerinden Engin Anıl’a uzattık…

29261714_1942818545728512_393250915588702726_nBize yaşanan süreçten ve bu inisiyatifin neden kurulduğundan bahseder misiniz?

Yenişehir’de, Şehit Biray Mustafa Sokak’ta bulunan ve Anadolu Ajansı’nın kullanımında olduğunu bildiğimiz, fakat sonradan Maliye Bakanlığı’na devredilen iki arsanın, özel bir şirkete akrabalık ilişkileri çerçevesinde rezerv edilip, üzerine sekiz katlı yurt yapılmak üzere ayrıldığının öğrenilmesi üzerine, mahalleli kendisini bir travma, bir huzursuzluk içerisinde buldu. Mahallede oturan sekiz aileden yaklaşık 35 kişi yanında, çevre sokaklarda oturan diğer aileler de devasa bloklardan oluşan beton binaların yapılmasıyla, büyük bir oranda genç ve öğrenci nüfusunun gelmesiyle doğacak gürültü, park, kirlilik, güvenlik ve çevre sorunlarının ortaya çıkabileceğinin farkındaydılar. Ayrıca böylesi yurtların yanında yaşayan ailelerin karşılaştıkları sorunlar da sadece şehir efsanesi olarak değil ama somut olarak basın haberlerinde, medyada da yer alıyordu. Bu nedenlerden ötürü yediden yetmişe, hatta seksen ve doksan yaş gruplarından bile komşular, kendilerini, çocuklarını ve mahallelerini böylesi bir felâketten korumak için bir araya geldi. Süreç içerisinde herkes karınca kararınca elinden geldiği kadar katkı koymaya çalıştı.

Mahalle yaşamının sizin için önemi nedir? Neden mahallenize dokunulmamasını istiyorsunuz?

1974-1975 yılından beri bu mahallede yaşıyoruz. Ev sahiplerinin birçoğu 1974 travmasını en kötü bir şekilde yaşamış bir topluluk. Onların çocukları ve torunları burayı yeni yurtları bilerek yerleşmişler ve kök salmışlar. Sükûnet içerisinde, sakin bir yaşam, herkesin birbirini tanıdığı, saygı duyduğu ve kötü anlarında yanlarında olabilecek bir ilişki zenginliği içerisinde bir yapı oluşmuş. Bunun yanında sonradan mahalleye gelenler de, bu bütünün bir parçası olmuşlar. Böylesi oluşmuş bir yapıya 200’ü aşkın genç nüfus enjekte etmenizle bu mahalle hem sosyal, hem kültürel hem de fiziki olarak bu yapıyı kaldıramayacaktır.

İnisiyatif olarak ne gibi eylem ve etkinlikler yaptınız?

Mücadeleye ilk başladığımız anda ne yapacağımızı bilemedik. Polis desteğinde sondaj yapmaya gelen kişilerle ve polisle tartışmalarımız oldu. O gün için, sondaj yapılmasını engelledik. Daha sonra olayın başka boyutları ortaya çıktı. Bu arazinin söz konusu şirkete rezerv olarak ayrılmasının gayri yasal yönleri olduğunu, yetki aşımı hatta yetkisi olmadığı halde Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi’nin böylesi bir tasarrufa gittiğini öğrendik ve bunları gündeme getirdik. Basın ve medya aracılığıyla, internet üzerinden sürekli yayınlar yaptık.  Radyo ve televizyon programlarına çıktık. Kavşaklarda pankartlar açtık. Bunun yanında çeşitli mercilere ziyaretler gerçekleştirdik. Olayın daha önceden Kermiya bölgesinde aynı şahıslar tarafından gerçekleştirilen bir başka mal devri ile birebir aynı olması ve halkımızın yanında o dönem muhalefette olan siyasi partilerin de bu olaya aşırı tepki verip mücadele etmiş olmaları halkın tepki ve öfkesini daha da artırdı.

Mahalle dışından derneklerin, örgütlerin, başka bölge inisiyatiflerinin desteği ve katkısı nasıldı?

Olayın duyulmasının hemen arkasından Bağımsızlık Yolu, Baraka Kültür Merkezi, YKP, Kadın Eğitimi Kolektifi, Kıbrıs Dünya Yalnız Bizim Değil Hareketi, Toparlanıyoruz Hareketi, Girne İnisiyatifi, Zeytinlik/Templos İnisiyatifi ve Mağusa İnisiyatifi gibi örgütler gerektiğinde sıcak mücadeleye hazır olma duygusu dâhil hep yanımızda oldular. Mücadelemize destek verdiler. Onlara müteşekkiriz. Çağırdığımızda yanımızda oldular, bize güç verdiler. Bazı Milletvekillerimiz de bizlere destek olup konuyu meclisin gündemine taşıdılar.

Konuyu mahkemeye taşıdığınızı da biliyoruz,  hukuksal mücadeleniz ne aşamada?  

Davamızı, Şehir Plânlama Dairesi, Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı gibi kurumlara açtık. Bu arada Şirketin yurt yapımından vazgeçtiğine dair basında haberler çıktı. Bu haberlerin bizi tatmin etmediğini belirterek yargı aracılığı ile bize durumun bildirilmesini istedik. Burada gerçekleştirilen işlemde olay sadece bir yurt yapımıyla ilgili değildir aslında. Asıl mesele, devlete ait bir arazinin belirli kişi ve gruplara el altından verilmesidir. Biz şu anda bunun önüne geçmek istiyoruz. Bir bakıma devletin kendi mallarını koruması, ona buna verilmemesi için çalışıyoruz. Yani devletin kendisinin yapması gereken şeyi mahalleli, duyarlı insanlar olarak toplumumuz adına yapıyoruz.

Hükümette olan partilerin bazılarının, muhalefetteyken devlet arazilerinin özel kişilere devrine karşı çıkarken iktidarda oldukları şu anda herhangi bir karşı çıkışları olmadığı yönünde bir tavır sergiledikleri görülüyor. Bu konuda sizin düşünceniz nedir? Onların, sizin mücadelenize yaklaşımları nasıl oldu?

Bu konu maalesef ülkemizin kanayan yarası olup, gerçekler karşısında gerek vatandaşların, gerekse politikacıların, gerekse makam mevki sahibi insanların ilkeler yerine o günkü pozisyonlarına göre tavır aldıklarının bir göstergesidir. Hatta söz konu insanlar zaman zaman isteseler bile mevcut sıkışmışlıktan dolayı ilkelerini hayata geçiremiyorlar. Doğru bir şekilde hareket etmeleri için kuvvetli bir karşı duruş, muhalefet ve mücadele gerekiyor. Konuyu bu şekilde okumak gerektiğine inanıyorum.

Bundan sonra neler yapmayı planlıyorsunuz?

Bizler “Yenişehir Mahalleme Dokunma İnisiyatifi” olarak, bahse konu arazinin yeşil alan olması konusundaki mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Yargıya taşıdığımız süreci lehimize bir sonuç alıncaya kadar sürdüreceğiz.

Leave a Comment

© 2011 Powered By Wordpress, Goodnews Theme By Momizat Team copyLEFT

Scroll to top