Baraka Kültür Merkezi 1 Mayıs Mesajı: “Kazanım Mücadelede’

İşçilerin, emekçilerin ve ezilen tüm kesimlerin; örgütlü emek, hak ve özgürlüklerini coşkuyla ifade ettiği, sokakta isyanını haykırdığı gün 1 Mayıs!

Baraka Kültür Merkezi olarak bizler de son 24 yıldır olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ve bu yıl, tıpkı Kıbrıslı Türk emekçiler gibi bizler de daha coşkulu, daha kararlı ve en önemlisi daha moralliyiz.

Bu küçük ada yarısında oluşan ekonomik yıkım, yaratılan sömürü düzeni, artan gericilikle paralel olarak yaşanan çürüme ve krizlerin faturası, sistematik biçimde emekçilere kesildi. Sermaye ve hükümet edenler tüm gücüyle bir arada durabilmeyi yeğlerken, bir yanda kamu emekçilerinin kazanılmış haklarına göz dikildi, diğer yandan özel sektör emekçileri örgütsüzlük, güvencesizlik ve yoksulluk kıskacına mahkum edildi. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan barınma ve doğaya kadar kamusal alanların bir çoğu rantın, talanın ve piyasacı aklın insafına bırakıldı.

Bununla da yetinilmedi…

Toplumsal değerlerimize, laik yaşam biçimimize ve kolektif birikimimize müdahale edildi. Siyasal İslam’ın karanlığı, bu topraklara taşınmak istendi.UBP-DP-YDP koalisyonu, AKP-MHP hattına yaslanarak yalnızca ekonomik değil, ideolojik bir kuşatma da örmeye girişti. “Türkiye’de ne varsa Kıbrıs’ta da olacak” sözü, bu kuşatmanın açık ilanına dönüştü.

Ektam direnişinde gördük: Örgütlenme hakkını kullanan işçiler kapının önüne konulurken, hükümet sermayenin safında hizalandı. Bu tavır, özel sektörde sendikalaşmanın fiilen yasaklandığını açıkça gösterdi.

Ardından gelenler şaşırtıcı değildi: Sansürü yasa haline getirmek isteyen girişimler, düşünceyi suç sayan düzenlemeler, bilişim yasalarıyla halkın sözünü boğma çabası…

Karpaz’da peşkeş çekilen topraklar…Hayat Pahalılığı ödeneğine uzanan eller…

Bütün bunlar, tek bir gerçeği ifade ediyor: Sermayenin krizini, emekçilere ödetme düzeni.

Ama bu hikâye burada bitmedi. Çünkü halk ve emekçiler boyun eğmedi. Coşkumuz boşlukta değil mücadelede büyüdü, kararlılığımız filizlenen mücadelede arttı ve moralimiz sermayenin saldırılarına, hükümetin dayatmalarına ve örgütlü kötülüğe geçit vermeyerek büyüdü.

Siyasal İslam’a geçit verilmedi; halk laik yaşamına sahip çıktı.Ektam direnişinde emekçiler örgütlenerek kazandı; yalnız kendileri için değil, tüm özel sektör emekçileri için bir yol açtı.Dayatılan yasalar karşısında emek örgütleri ve halk, barikatları aşarak hükümete geri adım attırdı.

İşte bugün taşıdığımız coşku, bu direnişlerin toplamındandır. Gösterdiğimiz kararlılık, halkın kendi gücünü yeniden hatırlamasındadır. Sahip olduğumuz moral ise kazanılmış mevzilerden gelmektedir.

Çünkü emekçiler bir kez daha gördü: Kazanım, mücadeleden doğar.

Can Yücel’in dediği gibi: “Hava döndü… işçiden, işçiden esiyor yel.”Şimdi o rüzgârı büyütme zamanı!

Sanatın sokakla buluştuğu, bilimin yolumuzu aydınlattığı, laik ve özgür bir yaşamın kurulduğu bir gelecek için; Emeğin sözünü, öfkesini ve umudunu birlikte yükseltmek için;

Baraka Kültür Merkezi olarak 25. yılımızı kutladığımız bu yıl da sizleri, “Sanat ve Bilimin Işığında Emeğin Kurtuluşu Devrimin Yürüyüşüdür 1 Mayıs” pankartımızın arkasına çağırıyoruz.

Gelin, gerçek kazanımın mücadeleden geçtiğini bir kez daha sokakta haykıralım!

1 Mayıs Cuma günü saat 17.30’da Çağlayan Parkı’nda Baraka kortejinde buluşalım.Kuğulu Park’a ve oradan ara bölgeye yürüyecek; sömürüye, gericiliğe ve talana karşı sözümüzü Kıbrıslı Elen emekçilerle birlikte söyleyeceğiz.

Baraka Kültür Merkezi adına

Mustafa Batak

Leave a Reply

Facebook6k
Twitter2k
646