Primatlardan Erhürman’a Erkeklerin Liderlik Yarışlarında Değişmeyenler – Cansu Nazlı

2025 yılının son çeyreğinde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilen ve aynı zamanda hukukçu olan Tufan Erhürman’ın propagandasında çocukların yer alış biçiminin sıkıntılarını ve bunun nedenlerini izah eden bir yazı yazmak durumunda kalmaktan ciddi anlamda rahatsızlık hissediyorum. Zira bu propagandayı yapanların da yapılmasına müsaade edenlerin de aslında yaptıklarının çocuk haklarını haleldar edici nitelikte olduğunun farkındalığına sahip olduklarına inanıyorum.

Çocuklar, Tufan Erhürman’dan çok önceleri de siyasi propaganda malzemesi yapılıyordu. Ancak çocuk haklarıyla ilgili külliyatın bu kadar geliştiği ve çocukları bu şekilde kullanmamak gerektiğini artık söyleme ihtiyacı duymamak gerektiği koşullarda yaşadığımızı düşünürken bu kadar hoyrat bir propagandaya maruz kalmak ne yalan söyleyeyim, CTP’den de, Tufan Erhürman’dan da beklemediğim bir pervasızlıktı.

Ersin Tatar’ın gitmesi için çok geniş bir destek aldığı daha seçimden evvel belli olan Erhürman’ın başarı sağlamak için çocukları siyasi olarak kullanmasına ihtiyacı olmadığı açıktı. Ancak başarı kazanmak için propaganda malzemesine ne kadar ihtiyaç duyulursa duyulsun seçenek yelpazesinde çocukların hiçbir koşulda bulunmaması gerekiyordu.

Buna rağmen propaganda süreci boyunca basın bültenlerinden tutun da sosyal medya paylaşımı ve haberlere kadar görsel malzeme olarak Tufan Erhürman’ın ortamda bulunan çocukları kucaklayıp sarılmadığı neredeyse tek bir seçim gezisi olmadı. O kadar ki bazı haberlerde yalnızca çocuklarla olan fotoğrafların servis edildiği paylaşımlar yapıldı.

Oysa çocukların yüksek menfaatini gözetiyorsak bilmemiz gerekir ki, çocukların haklarından bahsetmediğimiz sürece onları siyasetin konusu yapmamamız gerekir; adlarını da, fotoğraflarını da, varlıklarını da… Romantik şekilde çocukların geleceğimiz olduğu ve geleceğimiz için ilgili makama talip olunduğunu söylemek çocuk haklarından bahsetmek anlamına gelmiyor. Çocukların fotoğraflarının siyasi propaganda görsellerinde yer alması da çocuk haklarını açıkça ihlal ediyor.

Tanıtım videolarında devamlı dönen şekilde kendi çocuğunun babası olmak üzerinden yaptığı propaganda konuşmalarından tutun da sıradan bir kermeste kucakladığı bebek ve çocuklarla olan bir ton fotoğrafa, seçimleri kazandığı için hazırlanan kutlama etkinliği sahnesinin sanki bir 23 Nisan kutlaması varmışçasına çocuklarla doldurulmasına kadar baştan sona çocuk hakları ihlaliyle dolu bir seçim süreci gerçekleşti.

Başta da belirttiğim gibi çocukların propaganda malzemesi olması on yıllardır gerçekleşen bir durum. Dünyada özellikle ABD’deki başkanlık seçimlerinde öne çıkan bu propaganda biçimiyle çocukların seçmen desteği alınması için kullanılması o kadar yaygınlaşmış ki; siyasi reklamcılığı düzenlemek amacıyla çalışmalar yürüten Organization for Security and Co-operation in Europe Mission to Montenegro (OSCE Mission to Montenegro), medyada çocukların siyasi reklam malzemesi olarak kullanılmamasına yönelik bazı ilkeler yayınlamış.

Bu ilkeler çerçevesinde siyasi partilerin konunun açıkça çocuklarla bağlantılı olmadığı sürece çocukları, özellikle de 8 yaşın altındakileri, siyasi kampanyalarında kullanmaktan kaçınması gerektiği vurgulanmış. Küçüklerin korunması adına geliştirilen bu ilkeler siyasilerin seçmen kitlesini etkileme yani “duygusal oylama” amacıyla çocukların manipülatif kullanımını engellemeyi amaçlamakta olup çocukların özellikle de seçim kampanyalarında siyasi partizanlığa destek olan araçlar olarak kullanımlarının ortadan kaldırılmasını hedefliyor.

Politikacıların bilinçli veya farkında olmadan çocukları siyasi kampanyalarda kullanmasının hak ihlaline yol açtığına ve bunun önlenebilir olduğuna dikkat çekmek amacıyla Hintalovon Çocuk Hakları Vakfı isimli bir vakıfın “A Children’s Rights 101 For Politicıans and Organisers of Political Campaigns” isimli raporu da konuyla ilgili aydınlatıcı kaynaklardan bir diğeri.

Raporda çocukların siyasette kullanılmasının iki amacı olduğundan söz ediliyor: Bunlardan ilki çocuklar aracılığı ile ebeveynleri etkilemek, ikincisi ise çocukları kullanarak politik avantaj kazanmak. Her iki durumda da aslolanın oy kaygısı olduğu ifade ediliyor. Siyasi aktörlerin çocukları kucağına alan, onlarla sohbet eden, okulları ziyaret eden karelerinin, partiye ve lidere hayranlık duyan ideal aile portrelerinin, parti etkinliklerinde sahneye çıkan çocukların bu kullanım biçimlerine örnek olduğu söyleniyor. Ve çok yerinde bir uyarı ile rapor, ebeveynin veya yasal vasisinin rızası olsa dahi çocuğun siyasi amaç dâhilinde medyada yer almasının, çocuğun yüksek yararını örselediğini açıkça vurguluyor.

İlgili raporda çok çarpıcı bir şekilde “Bir çocuk, yalnızca çocuk olduğu için bir kampanyaya dâhil edilmemeli, daha ziyade iletmesi gereken bir mesajı olduğu için yer almalıdır. Önemli olan çocuğun fikri ve deneyimi değilse, bu ancak istismar olarak değerlendirilebilir.” ifadesi de yer alıyor.

İletişimde Etkileme Süreci isimli başka bir yayında ise, günümüzde politikacıların eşleri, çocukları ve torunlarıyla hatta ev hayvanlarıyla birlikte basında yer almaya özen göstermelerinin, korumacı ve aile babası imajına ulaşma amacını gütmekte olduğu ifade ediliyor. Bu yönüyle de konuya bakıldığı zaman çocukların siyasi malzeme olarak kullanılması; yalnızca çocuk istismarına neden olmuyor, aynı zamanda cinsiyete dayalı geleneksel rolleri pekiştiren gerici bir karaktere de sahip bulunuyor.

Hatta daha ileriye gidersek, bunun Türkçede “Devlet Baba” olarak ifade edilen devletin güçlü, güvenilir ve erkek olduğuna yönelik küflü düşünce kalıplarını tekrardan gün yüzüne çıkardığını dahi söyleyebiliriz. Bir çocuğun babası olmanın olgusal olarak seçimlerde propaganda malzemesi etmenin, resmi törende Erhürman’ın Cumhurbaşkanlığı mazbatasını alıp evlilik cüzdanı gibi eşine vermesinin yahut şimdilerde First Lady Nilden hanımın çocuğu hastalandığı için 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinliklerine katılamadığını deklere eden sosyal medya açıklaması, propaganda döneminden beri sık sık paylaşılan romantik aile portreleri ile geleneksel çekirdek aile kodlarını yeniden ve yeniden tekrar üreterek alttan alta muhafazakar bir “orta sınıf” propağandasını seçim bitmesine rağmen “Erhürmanlar” sürdürmeye devam ediyor.

Son söz olarak, sürüye liderlik yapmak isteyen alfa erkek şempanzelerin normalde bebek şempanzelerle ilgilenmediği halde hoş görünmek için bebeklerle oynayıp tıpkı siyasetçi erkeklerin yaptığı gibi çocukları kucakladığını söylersek maruz kaldığımız bu propaganda biçiminin gerçekte ne kadar ilkel olduğunu anlatmamıza yeterli olacaktır.

Kaynaklar:
Glavaš, D. (2017). Political advertising and media campaign during the pre-election period: A Comparative Study. Commissioned by the Organisation for Security and Co-operation in Europe (OSCE) Mission to Montenegro.
Németh, B. (2018). A childrens rights 101 for politicians and organisers of political campaigns.
https://hintalovon.hu/wp-content/uploads/2022/10/Childrens-rights-political-101.pdf
Özerkan, Şengül-İnceoğlu, Yasemin (1997) İletişimde Etkileme Süreci, Pan Yayıncılık.

Leave a Reply

Facebook6k
Twitter2k
646