
Baraka Kültür Merkezi, sendikalar tarafından düzenlenen genel grev ve eylemlerle her zaman olduğu gibi dayanışma içerisindedir. Konu sadece hayat pahalılığının dondurulması ve krizin faturasının emekçilere ödetilmesi değildir. Karpaz ormanlarının peşkeş çekilmek istenmesi, basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışılması, internet altyapımızın Anayasaya aykırı bir şekilde özel şlirketlere verilmesi, eğitim ve sağlık gibi temel haklara erişimde halkın çektiği sıkıntılara hiçbir çözüm bulunmaması, rüşvet, sahtekarlık, yasa dışı istihdamlar ile toplumsal adaletin yara almasıdır. Sendikaların çağrısıyla yapılan grev ve eylemlere katılan, birlikte mücadele ettiğimiz onlarca sendikacı ve eylemci gibi 6 Baraka üyesi de polise çağrılarak kendilerine asılsız davalar okunmuştur. Kimisi derneğimizin yöneticisi, kimisi sendika yöneticisi olan ve toplumsal sorumlulukla çeşitli örgütlerde de görev alan üyelerimizin yanında olduğumuzu bildiririz. Bilinsin ki; dava okunan sadece 6 üyemiz değil geçmişten gelen dirayetli duruşu ile tüm Baraka’dır. Baskılarınız vız gelir tırıs gider! Ayrıca eylemlerde yaşadığımız orantısız polis şiddetine ve kimyasal silah kullanılmasına karşı da davacı olduğumuzu kamuoyunun bilgisine getiririz.
Polis teşkilatı içerisinde halkın haklı öfkesine içten içe katılan ve eylemcilerle aynı fikirde olan kişiler olduğu gibi, bu faşizan ve baskıcı rejimin halkın karşısındaki temsilcisi olmaktan gocunmayanlar da olduğunu biliyoruz. Bu eylemlerde de gördük ki; polisin sivile bağlanması ve sendikalaşma hakkı olması, hem teşkilatın demokratik ve insan haklarına uygun kararlar alması için gereklidir hem de halk ile polisin karşı karşıya getirilmemesi için önemlidir.
